Süreklilik ve Kırılma Bağlamında Fetvâ Usûlü : İbn Âbidîn Örneği (İkinci Yıl)

“Süreklilik ve Kırılma Bağlamında Fetvâ Usûlü : İbn Âbidîn Örneği” Hakkında

İslam dünyasında fıkıh mezheplerinin teşekkülünü tamamlamasından XIX. yüzyılın ikinci yarısına kadarki uzun süreçte mezhep yapıları, fıkhî bilginin üretiminin yöntem ve zeminini tesis etmek ve bu çerçeveyi devam ettirmek suretiyle geçmişte herhangi bir Müslüman devlet düzenindeki hukuki istikrar, güvenlik ve sürekliliğin sağlanmasında önemli bir role sahip olmuştur. Diğer mezhepler gibi Hanefi mezhebi de bir yandan bu sürekliliği devam ettirirken öte yandan ortaya çıkan yeni birtakım meselelere yön verme noktasında ise mezhep içi işleyişte esas alınması lazım gelen kaide ve esasları, fetva usûlü veya mezhep içi tercih usûlü çerçevesinde teorik bir yapıya kavuşturmuştur. Yine Hanefi mezhebi özelinde ifade etmek gerekirse fukaha arasında müsellem kabul edilen söz konusu bu ilke ve prensiplerin, farklı edebi türler içerisinde dağınık bir biçimde yer aldığı görülmektedir.

XIX. yüzyıla gelindiğinde ise Muhammed Emin b. Ömer İbn Âbidîn (v. 1836), fetvâ usûlüne dair bu kaideleri derli toplu bir şekilde ortaya koyduğu Ukûdu resmi’l-müftî ve bu eserin şerhi ile örf risalesi gibi müstakil eserler kaleme almıştır. İbn Âbidîn’in ortaya koyduğu görüşler ve öne çıkardığı hususlar, yaşadığı dönemin şartları itibariyle bazı yenilikler ihtiva etmektedir. Bu itibarla İbn Âbidîn’i birtakım tekliflere yer vermeye sevk eden saiklerin neler olduğu, üzerinde durmayı hak eden bir nitelik arz etmektedir. Ayrıca XIX. yüzyılın ikinci yarısında hazırlanan Mecelle ve sonrası sürecin, fıkhın mahiyetinde ciddi değişim ve dönüşümlere sebep olduğu nazarı dikkate alındığında, İbn Âbidîn’in sözü edilen eserlerinin anlaşılmasının gerekliliği fıkıh tarihi açısından hayati bir önem arz etmektedir.

Buna matuf olarak İSM İhtisas Çalışmaları kapsamında, 2020-2021 Güz ve Bahar Dönemlerinde, Prof. Dr. Mürteza Bedir ile “Süreklilik ve Kırılma Bağlamında Fetvâ Usûlü-İbn Âbidîn Örneği” başlıklı bir atölye faaliyeti başlatıldı. Atölyenin 14 oturum süren ilk aşamasında İbn Âbidîn’in Şerhu Ukûdi Resmi’l-müftî’sinin müzakeresi tamamlandı. Ramazan Bayramı sonrasındaki 8 oturum süren ikinci aşamada ise İbn Âbidîn’in bahsi geçen ilk risaleyi tamamlayacak şekilde kaleme aldığı ve örfe dair görüşlerini daha açık surette arz ettiği Neşru’l-A’rf fî Binâi Ba’di’l-Ahkâm ale’l-Urf adını taşıyan risale tartışıldı.

2021-2022 döneminde ise üçüncü aşamaya geçilmesi ve atölyenin İbn Âbidîn’in risaleleri bağlamında müzakere edilen görüşlerinin merkeze alındığı bir çalıştay hazırlığı şeklinde yürütülmesi planlanmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir