Molla Câmî Okumaları (İkinci Yıl)

“el-Fevâidü’z-Ziyâiyye: Molla Câmî Okumaları” Hakkında

Müteahhir dönem nahiv ilminin önde gelen âlimlerinden Abdurrahman Câmî’nin (ö. 898/1492) telif ettiği el-Fevâʾidü’z-Ziyâʾiyye ya da daha meşhur adıyla Molla Câmî, Sibeveyhî’nin el-Kitâb’ı ve Zemahşerî’nin el-Mufassal’ı ile birlikte Arap gramerine dair kaleme alınmış en temel üç eserden birisi olan ve İbnü’l-Hâcib (ö. 646/1249) tarafından telif edilen el-Kâfiye’nin en önemli şerhlerinden bir tanesidir. Eserin sadece Türk medreselerinde değil, İslam dünyasındaki diğer medreselerde de asırlar boyunca ders kitabı olarak okutulmasının yanı sıra kırk kadar haşiyeye konu olması, bu durumun bir delili niteliğindedir. Keskin zekâsı, yeteneği, ilmî meseleleri anlatma gücü ve görüşünü açık bir şekilde ortaya koyabilme kabiliyeti sayesinde herkesin hayranlığını kazanan Abdurrahman Câmî, bu meziyetini nahiv eserine de yansıtmıştır. Nitekim o, Kâfiye’deki problemli meseleleri son derece dakîk bir şekilde tahlil etmek ve aynı zamanda kendisinden önce telif edilmiş şerhlerden de istifade ederek ilim talebelerinin Arap gramerine dair bütün ihtiyacını giderecek ziyadeler eklemek suretiyle nahiv alanında da haklı bir şöhrete kavuşmuştur. Öyle ki Kâtip Çelebi bu eseri, daha önce telif edilen Kâfiye şerhlerinde geçen nahvî meseleleri kendi eklemeleriyle birlikte en güzel ve en mükemmel şekilde özetleyen bir telif olarak nitelemektedir. Molla Câmî’nin Kevâkib-i Seb’a’ya göre medreselerde yukarı iktisâd mertebesinde okutulan bir eser olması da muhtemelen bu sebepledir. Öte yandan Molla Câmî, sadece bir nahiv eseri değil, aynı zamanda vaz’ ve mantık konularını da içermesi hasebiyle aslında dil felsefesinin de kendisine yer bulduğu bir metin olmuş, bu itibarla Arap gramerinin inceliklerini son derece sistemli bir şekilde gün yüzüne çıkarmıştır. Şu halde rahatlıkla denilebilir ki Molla Câmî, yeni bir nahiv edebiyatının oluşmasının da öncüsü olmuştur. Nitekim kendisinden sonra telif edilen Kâfiye şerhleri bir şekilde Molla Câmî’ye atıfta bulunmaktan müstağni kalamamıştır. Dolayısıyla eserin el-ʿİḳdü’n-nâmî ʿale’l-Câmî gibi haşiyeler yardımıyla okunması geçmişte olduğu gibi günümüzde de Arap gramerini en üst seviyede anlamak isteyen ilim talebeleri için kaçınılmazdır.

Bu gayeyle İSM İhtisas Çalışmaları kapsamında yürütülmekte olan ‘Molla Câmî Okumaları’ isimli programda eserin, klasik okuma yöntemiyle takip edilmesi ve bu sayede müellifin ifadesiyle geçmişte olduğu gibi günümüzde de ilim talebelerine fayda sağlaması amaçlanmaktadır. Öte yandan yapılan okumalar sayesinde Molla Câmî’nin nahvî birikimi ve şârihlerin nahvî konuları hangi zeminde tartışarak derinleştirdikleri ortaya çıkacak, bir nebze de olsa Osmanlı entelektüel ilmi hayatının nahiv yönü açısından derinliği görülmüş olacaktır.

İSM İhtisas Çalışmaları kapsamında 2020-2021 yılı bahar döneminde başlatılan Molla Câmî okumalarında eserin mukaddimesinden başlamak üzere Kelime ve Kelimenin Kısımları, Kelâm, Âmil, Mu’reb ve İ’râb bölümleri tafsilatlı bir şekilde müzakere edilmiştir. 2021-2022 yılı güz döneminde ise Gayr-ı Munsarif ve Merfûât bahisleri ile devam edilecektir.

Hoca: Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Arslan (Yalova Üniversitesi Arap Dili ve Belagatı Anabilim Dalı)
Son Başvuru Tarihi: 30 Eylül 2021
Süre / Periyot: İki Dönem / Haftalık

Şartlar
* Okuma grubuna Arap Dili ve Belagatı sahasındaki araştırmacılar başta olmak üzere İslami İlimler sahalarından ilgili ve yeterlilik sahibi (nahiv ilmine dair İzhâru’l-Esrâr ve Kâfiye gibi temel kaynakları okumuş olan) lisansüstü erkek öğrenci / araştırmacı olmak
* Oturumlara düzenli ve zamanında katılım göstermek.
* Danışman / Hoca tarafından verilen okuma, yazma vb. sorumlulukları yerine getirmek

Notlar
* Program kontenjanı sınırlı olup kabul edilenlerle irtibata geçilecek ve bilgilendirme yapılacaktır.
* Oturumlar Zoom üzerinden online yürütülecektir.
* Gün ve saat, okuma grubuna kabul edilen katılımcılara duyurulacaktır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir