Merâtibu’l-Ulûm Perspektifinden el-Munkız mine’d-Dalâl Okumaları

MERÂTİBU’L-ULÛM PERSPEKTİFİNDEN EL-MUNKIZ MİNE’D-DALÂL OKUMALARI

Saha: İslam Düşüncesi

Hoca: Prof. Dr. Recep Şentürk

Sekreter: Muhammed Musa Çiçekdağı

Tür: Okuma Grubu

Süre: 6 Oturum

Katılımcı Sayısı: 20

 

Sünnî-Şiî ayrışmasının belirginleştiği, Batinîlik gibi birçok fırkanın ortaya çıktığı zorlu bir dönemde farklı yönleriyle öne çıkarak Hüccetü’l-İslâm namıyla bilinen Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Ahmed el-Gazzâlî et-Tûsî (ö. 505/1111), hayatının sonlarına doğru hicrî 501-502 (milâdî 1108-1109) yıllarında yazdığı ve “el-Munkız mine’d-Dalâl ve’l-Müfsıh ani’l-Ahvâl ve’l-Mûsıl ilâ Zi’l-İzzeti ve’l-Celâl” diye isimlendirdiği, İslamî literatürde benzerine ender rastlanacak şekilde otobiyografik bir muhteva taşıyan eserinde hakiki bilgiye giden yolda kendisinin uğradığı fikrî safhalar ve yaşadığı ruhî serüven üzerinden dönemindeki hakikate ulaşma iddiasında bulunan ekolleri (Kelam, Felsefe, Ta’limiyye ve Sûfiyye) ve bunların hakikat arayışlarını nasıl temellendirmeye çalıştıklarını incelemiş ve akabinde eleştirmiştir.

Metodolojik şüphenin benzeri görülmemiş bir şekilde temellendirilmesi yönü ile gerek İslam coğrafyasında gerekse de Batı dünyasında büyük ilgi gören,  birçok dile tercüme edilerek defalarca basılan ve sayısız çalışmalara konu olan eserin bilhassa şüphecilik konusunda aralarında Descartes’ın da yer aldığı pek çok batılı düşünürü etkilediği belirtilmektedir.

Birçok ilim sahasında müteahhir dönemin öncü isimlerinden kabul edilen İmam Gazzâlî’nin zihin dünyasını anlatan el-Munkız’ın İlimler ve Sanatlar Merkezi İhtisas Çalışmaları 2020-2021 senesi faaliyetleri kapsamında “Merâtibu’l-Ulûm Perspektifinden el-Munkız mine’d-Dalâl Okumaları” ismiyle yeniden ele alınarak incelenmesi ve tartışılmasında fayda görülmüştür. İSM Bilim Kurulu Başkanı ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk danışmanlığında, farklı sahalarda ihtisaslaşan İSM mezunu araştırmacıların katılımıyla, ayda bir kez eserin bir ana başlığının katılımcılardan birisi tarafından sunulması ve hocamızın değerlendirmeleri ışığında müzakere edilmesi ve böylelikle altı oturumda kitabın ayrıntılı olarak tartışılması planlanmıştır.

Bu çerçeveye göre 24 Ekim 2020 tarihinde gerçekleştirilen ve mevzubahis eserin “Giriş” ve “Şüpheye Kapılma ve Bilginin İnkârı” bahislerinin ele alındığı ilk oturumda İSM mezun ve hocalarından Ahmet Çelik tarafından, Gazzâlî’nin hayatı ve eserleri, el-Munkız’ı telif sebebi, insan, mezhep ve toplumun durumu hakkındaki tespitleri, bilgi ve bilgiyi edinme yolları, bu yolları sorgulayışı ve bu sorgulamanın neticesinde bilgiyi/ilmi reddetmesi, nihayet söz konusu hesaplaşmasının Allah’ın gönderdiği bir nur ile sona ermesi süreci özetlenmiştir. Oturumun devamında Recep Şentürk, İmam Rabbanî’den bir alıntı ile “istidlal ile yakînin elde edilmesi”ne yönelik eleştirisinden bahsederek hakikate ulaşma noktasında farklı görüşlerin bulunduğunu izah ederek konu hakkındaki farkındalığı artırdı. Gazzâlî’nin el-Munkız’da esasen epistemoloji ve metodoloji konularına değindiğini belirten Şentürk, ilk oturumda epistemoloji konusunu ele alarak bilgi çeşitlerinden, yakînin nasıl elde edileceğinden, felsefe ve İslam düşüncesindeki varlık tasniflerinden, epistemoloji ve temel epistemolojik yaklaşımlarından, çeşitli açılardan bilginin sınıflandırılmasından bahsetti.

Munkız Okumaları’nın 19 Kasım 2020 tarihindeki ikinci oturumunda ise “İlm-i Kelam” ve “İlm-i Felsefe” bahisleri ele alınarak hakikate ulaşma safhasında kullanılacak metodoloji üzerinde duruldu. İSM mezun ve hocalarından Mehmet Demir, hakikati arayan gruplardan kısaca bahsettikten sonra Gazzâlî’ye göre hakikate erişme hususunda Kelam ve Felsefenin durumunu özetledi. Kelam ilminin ehl-i sünnet akidesini korumak şeklindeki gayeyi gerçekleştirebileceği ancak hakikate erişme isteğini gerçekleştirmede yeterli olamayacağı görüşünde olan Gazzâlî’nin felsefenin hakikat arayışlarına daha ağır eleştiriler getirdiğini, bununla birlikte filozofları haklı bulduğu noktaların da olduğunu belirten, Gazzâlî’nin söz konusu felsefî ilimlere yaklaşımını kısaca özetleyen Mehmet Demir, ayrıca Cürcanî ve Sühreverdî’nin metot tasniflerini sundu. Oturumun devamında ise Recep Şentürk hocamız, metodoloji konusunda sunum yaparak metodolojinin mahiyetine, önemine ve temel metodolojik yaklaşımlara değindi, İslam ilim geleneğinde hem epistemoloji hem de metoloji hususunda Merâtübu’l-Ulûm yaklaşımının esas alınageldiğini vurguladı. Oturum soru ve cevap kısmı ile oturum sona erdi.

17 Aralık 2020 tarihinde gerçekleşen üçüncü oturumda ise “Ta‘lîmiyye Mezhebi ve Tehlikeleri” bahsi ele alındı.  İSM mezun ve hocalarından İsrafil Şen, İmam Gazzâlî’nin hakikati arayan üçüncü grup olarak eserinde yer yerdiği Ta‘lîmiyye Mezhebini kısaca anlattı. Ta‘lîmiyye kavramına, Gazzâli’nin Batınîlerle mücadelesine değinen Şen, akabinde Gazzâlî öncesi Batınî eleştirisi yapan ulemanın eserlerine değindi. Ayrıca Gazzâlî’nin Batınîlere reddiyesinin amaçlarından, Batınîyye mezhebinin genel görüşlerinden bahsederek sunumuna son verdi. Recep Şentürk hocamız ise Taşköprüzâde’nin hakikati arayanların kullanmış olduğu Nazar ve Tasfiye metotları hakkında yazmış olduğu metni okuyarak yorumladı ve Gazzâlî’nin de değinmiş olduğu hakikat arayışında kullanılan metotların anlaşılmasına dair izahlar getirdi. Bu bağlamda özellikle Taşköprüzâde’nin istenilen amaca ulaşmak için nazar ve tasfiye şeklinde isimlendirilen her iki metodun birlikte kullanılması gerektiği ayrıca iki metodun da sonuçta birbirini gerektirdiği, bu yüzden birisinin terk edilmesinin hakikate ulaşılmasını engelleyeceği vurgusu üzerinde duruldu.

İSM İhtisas Çalışmaları 2020-2021 senesi faaliyetleri kapsamında yürütülen Munkız Okumaları’na planlandığı üzere Ocak, Şubat ve Mart aylarında da devam edilmesi ve farklı sahalardan araştırmacıların katıldığı bu okumaların diğer benzeri okumalara örneklik teşkil edecek şekilde yeni kapılar aralaması hedeflenmektedir.