Klasik ve Modern Yaklaşımlar Işığında Mesârifu’z-Zekât

KLASİK VE MODERN YAKLAŞIMLAR IŞIĞINDA MESÂRİFÜ’Z-ZEKÂT

Saha: Fıkıh

Hoca: Dr. Hamdi Çilingir

Sekreter: Muhammet Daştan

Tür: Okuma Grubu

Süre: 13 Oturum

Katılımcı Sayısı: 5

 

Bilindiği üzere İslam dininin nev’i şahsına münhasır ibadet ve kurumlarından biri olarak zekât müessesesi, ibadet boyutunun yanı sıra, İslam toplumunda sosyal-ekonomik dengenin tesis edilip sürdürülmesinde son derece önemli bir role sahiptir. Namaz, oruç, hac benzeri bir ibadet olarak başta ruhî boyutta manen arınmayı hedeflerken, mali bir ibadet olması bakımından ise malın haram şüphesinden ve kirlerden arındırılmasını sağlar.

Modern dönemde zekâta yüklenen anlam ve işlevlerin artmasına paralel olarak zekâtın kim tarafından toplanması gerektiği (şahıs, sivil toplum, devlet) meselesi ile hangi sarf yerlerine dağıtılabileceği (kişi, kurum, farklı amaçlar) meselesi merkezi bir konum teşkil etmiştir. Modern dönemde zekât tartışmalarının merkezinin, toplanma ve dağıtım kriterleri üzerinde yoğunlaştığı söylenebilir. Kur’ân-ı Kerîm’de sayılan zekâtın sekiz sarf kalemi, genel olarak farklı yorumlarla tartışma zemininde olsa da bunlar arasından “fî-sebîlillâh” kalemi modern dönemde geniş yorumların konusu olmak bakımından özel bir yere sahiptir. Özellikle zekâtın devlet tarafından toplanması tartışmaları ve İslâm iktisadı çalışmaları kapsamında zekât müessesine yapılan özel vurgu ile birlikte “fî-sebîlillâh” ile ilgili dar yorumlardan geniş yorumlara varan bir yelpazede zengin bir tartışma zemini oluşmuştur.

İşte bu zengin tartışma zemini ve konunun çağdaş dönemdeki önemi dikkate alınarak 2019-2020 dönemi, İSM İhtisas Çalışmaları kapsamında “Klasik ve Modern Yaklaşımlar Işığında Mesârifu’z-Zekât” başlıklı bir okuma grubu kuruldu. Dr. Hamdi Çilingir koordinatörlüğünde yürütülen okuma grubu, 5 Ekim 2019-27 Ekim 2020 arasında 13 oturumda zekâtın sarf yerleri arasında yer alan “fi sebilillah”la ilgili tartışmalar üzerine odaklanan okumalar gerçekleştirdi. Zekât ile İslam iktisadı-devlet ilişkisi, zekâtın hedefleri, zekât-vergi ilişkisi, zekâtın genel sarf yerleri gibi temel tartışmalarla genel bir çerçeve çizildikten sonra daha özelde “fi sebilillah” ile ilgili klasik ve modern tartışmalara bu okuma grubunun merkezi meselelerini oluşturdu.

On üç oturumda tamamlanan bu okuma grubunun ilk üç oturumunda, zekâtın birey ve toplum düzleminde neyi hedeflediği meselesi merkezinde Yusuf el-Karadâvi’nin “ez-Zekât: Devruhâ fi ilâci’l-müşkilâti’l-iktisâdiyye ve şurûti necâhihâadlı eseri analize tabi tutuldu. Bu kurumu ibadet alanı olmanın yanında sosyal sigorta fonu ve iktisadi kalkınmada bir araç olarak gören bu eserdeki yaklaşım değerlendirildi. Buna ek olarak devletin gelir-gider kaynakları bağlamında modern dönemde zekât müessesesine haddinden fazla işlev yüklenip yüklenmediği üzerinde durularak neredeyse devletin bütün gider kalemlerinin, zekât müessesesinden karşılanıp karşılanamayacağı tartışıldı. Ayrıca İslam devletinde mali idare alanında zekâtı bir vergi olarak değerlendiren Muhammed Hamidullah’ın yaklaşımı, “Muhammed Hamidullah: İslam İktisadının Öncü İsmi” adlı eseri çerçevesinde tartışıldı.

Genel muhtevalı konuların irdelendiği ilk oturumlardan sonraki beş oturumda zekâtın sarf yerlerine yönelik tartışmalara odaklanıldı. Buna göre ayette belirtilen sekiz sınıfa dair meseleler ve tartışmalar, Yusuf el-Karadâvi’nin Fıkhu’z-zekāt isimli eseri merkezinde ele alındı ve onun bu eserde mezkûr konulara, klasik fıkıh mezheplerinin yaklaşımlarına göre ayrı ayrı yer verdikten sonra mukayeseli İslam hukuku bakışıyla yaptığı tercihleri, ayrıca zaman zaman bu çağın ihtiyaçları doğrultusunda ortaya koyduğu özgün yaklaşımları müzakere edildi.

Son beş oturumda ise ayette yedinci sırada zikredilen sınıf olarak “fî sebîlillâh” kalemine yönelik klasik tavırlar ve birbirinden farklı bakış açılarına sahip modern yaklaşımlar incelenirken II. Meşrutiyet dönemi Osmanlı ulemasından Elmalılı Hamdi Yazır, Mehmed Fahreddin, Şeyh Mihridin Arusi gibi öne çıkan bazı isimlerin, Beyânulhak, Sırât-ı Müstakîm ve Hikmet gibi dergilerde yayınlanan makaleleri bu çerçevede değerlendirmeye tabi tutuldu. Sözü edilen dönemde, bu konuda birbirinden farklı bir zemin üzerinde hareket eden ulema arasında temel tartışma konusu olarak tezahür eden “donanmaya zekât meselesi” üzerinde duruldu. Bu konuda Dr. Hamdi Çilingir’in daha önce yayınlanan “Zekâta Muhtaç Donanma, Donanmaya Muhtaç Devlet; II. Meşrutiyet Devri Osmanlı Devleti’nde İane-i Donanma’ya Zekât Meselesi” başlıklı makale çalışması da bu bağlamda incelendi.

Netice olarak bu okuma grubu çerçevesinde bir yandan “fi sebilillah” kavramı etrafında ortaya çıkan klasik ve modern yaklaşımlara odaklanılırken diğer yandan da daha geniş çerçevede zekât ile devlet, vergi, islam iktisadı, kalkınma gibi daha geniş çaplı tartışmalar tahlile tabi tutuldu. Böylece belli bir hukuki meselenin aslında ne kadar farklı boyutlarıyla anlam kazandığı ortaya kondu. Bir mesele etrafındaki klasik ve modern yaklaşımların mukayeseli bir şekilde ele alınmasıyla hatlar arasındaki irtibat veya farklılıkların, süreklilik veya kesintilerin ortaya çıkarılıp anlaşılması benzeri birçok konu ve mesele hakkındaki tartışmalar için de bir zemin teşkil etmiş oldu.