Coğrafi Siyasi, İlmi ve Kültürel Açılardan Maveraünnehir Havzası

COĞRAFİ, SİYASİ, İLMİ VE KÜLTÜREL AÇILARDAN MAVERAÜNNEHİR HAVZASI

Saha: İslam Tarih ve Medeniyeti

Hoca: Doç Dr. Osman Aydınlı

Sekreter: Ahmet Enes Duman

Tür: Okuma Grubu

Süre: 10 Oturum

Katılımcı Sayısı: 15

 

İslam coğrafyacılarının Ceyhun nehri ötesindeki İslam topraklarına verdiği isim olan “Mâverâünnehir”, gerek İpek Yolu gibi ortaçağın en önemli ticaret yollarının geçiş noktası ve gerekse birçok devletin siyasî hedeflerine ulaşmasında stratejik bir noktada bulunması sebebiyle eski tarihlerden itibaren birçok güç ve imparatorluklar tarafından ele geçirilmeye çalışılan önemli bir bölge olmuştur. Bu bölge III/IX. asrın başlarından itibaren İslâm kültür ve medeniyet tarihinin en önemli ilim ve kültür havzalarından biri olarak göze çarpar. Özellikle III-VI/IX-XII. asırlarda İslâm dünyasının her tarafından ilim talipleri ve âlimlerini kendisine çeken, isimleri ve eserleri ile asırlarca İslâm hatta dünya medeniyetlerini etkileyen büyük âlimler yetiştiren bir ilim ve kültür merkezi olmuştur. Bu havzanın sınırlarını, coğrafi yapısını, ictimai, siyasi ve askeri tarihini bilmeden İslâm kültür ve medeniyetine eşsiz katkısını tam olarak anlayabilmek mümkün değildir.

Başta İslam Tarih ve Medeniyeti olmak üzere her sahadan genç araştırmacılara Mâverâünnehir havzasını yakından inceleyebilmek imkanı sunmak maksadıyla, İSM İhtisas Çalışmaları kapsamında, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Osman Aydınlı hocamız ile bir seminer dizisi gerçekleştirilmesi planlandı. Kasım 2020 – Mart 2021 tarihleri arasında iki haftada bir olmak üzere toplam 10 oturum şeklinde gerçekleşecek seminer dizisine farklı üniversitelerden ve İslam Tarihi, Tarih, İslam Hukuku, Hadis, Tefsir, Kelam, Arap Dili ve Belagatı, Türk Dili ve Edebiyatı gibi farklı sahalardan lisansüstü düzeyde yoğun başvuru oldu ve konuya yönelik akademik ilgisi olan 23 araştırmacı seminer dizisine kabul edildi.

Online olarak yürütülen, okumalar ve açıklamalarla ilerleyen seminer dizisinin 7 Kasım 2020 Cumartesi günü gerçekleşen ilk oturumunda Mâverâünnehir bölgesin coğrafi yapısı ve fiziki özellikleri üzerinde duruldu. Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasında kalan bölgede öne çıkan önemli şehirler hakkında bilgiler verildi. Özellikle bölgenin önemli merkezlerinden olan Buhara ve Semerkant şehirlerinin özellikleri ifade edildi. Bunlara ilaveten Osman Aydınlı Hocamız bu tarihi coğrafyanın beş bölümden (Soğd, Harezm, Sağaniyan, Bedahşan,  Fergana-Şâş) oluştuğunu belirttikten sonra Soğd bölgesinin tarihi önemine dikkat çekti. Seminerin son bölümünde Mâverâünnehir bölgesinin İslâm ilim ve medeniyeti açısından önemi bu bölgede yetişen ilim adamları ve çalışmaları “Serahsî: Mebsut, Hidaye: Merğinanî” örnekliklerinde açıklandı. Hocamız bu oturumda genel bir şekilde bölgenin coğrafi, ilmi ve kültürel önemini açıklamak suretiyle giriş mahiyetinde bir seminer gerçekleştirdi.

Seminer dizisinin 21.11.2020 tarihinde gerçekleşen ikinci oturumunda ise Mâverâünnehir havzasının önemli bölümlerinden bir tanesi olan Soğd bölgesi ele alındı. Oturumda Soğd havzasının sınırları ve coğrafi yapısı, bölgeden geçen önemli ticaret yolları ve Soğd tüccarları,  Soğd dili ve etkili olduğu saha açıklandı. Bununla birlikte bölgede himaye edilen farklı düşünce ve inançları hakkında bilgiler verildi. Bu çok kültürlü yapının bölgedeki ilmi gelişmelere etkisinden bahsedildi. Akabinde eski çağlardan itibaren bölgede hâkimiyetini pekiştiren Soğd kültürü üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Bu oturumda Hocamızın yazmış olduğu “İslâm Hâkimiyetine (II./VIII. Asır) Kadarki Dönemde Soğd Havzasının İktisadî ve Sosyokültürel Dinamikleri” adlı makalesi merkeze alındı. Bu oturumda genel olarak Mâverâünnehir havzasının önemli bir bölümünü oluşturan Soğd’un dini, iktisadi, kültürel ve sosyal yapısı üzerinde duruldu.

28.11.2020 tarihinde gerçekleşen üçüncü oturumla birlikte Mâverâünnehir havzasının siyasi tarihine girildi. Oturumun ilk bölümünde İslâm dönemine kadar bölgede hâkim olan güçler hakkında bilgiler verildi. Müslümanların bu havzaya geldikleri zaman bölgedeki siyasi ve sosyo-kültürel yapısı aktarıldıktan sonra Müslümanların bölgeye yaptıkları ilk seferler kronolojik olarak belirtildi. Bölgede ilk irtibatın Hz. Osman (r.a.) döneminde başladığı ve Müslümanların belirli aralıklarla bölgeye yönelik seferler düzenlediği ancak asıl kalıcı fetihlerin Emeviler döneminde gerçekleştirildiği ifade edildi. Özellikle bölgede asıl fetihlerin gerçekleşmesinde etkili olan Emeviler’in Horosan vâlisi Kuteybe b. Müslim (ö.96/715) üzerine yoğunlaşıldıktan sonra onun bölgeyi fethinden sonra bölgedeki insanların İslâm ile tanışması için gerçekleştirdiği faaliyetlere dikkat çekildi. Bu oturum için katılımcılar “İslâm Merkezlerinin Ana Merkezleri: Mâverâünnehir” kitabından hocamızın yazmış olduğu “Mâverâünnehir’in Tarihî, Siyasî, İlmî ve Kültürel Yapısı” isimli bölümü ile DİA’dan “Mâverâünnehir” ve “Sâmâniler” maddelerini okudu.

19.12.2020 tarihli dördüncü oturumda Maveraünnehir bölgesinin Emeviler ve Abbasiler dönemindeki siyasi ve askeri tarihi ele alındı ve önemli bir soruya cevap arandı: Müslümanlar çok erken bir dönemde (h. 94) bölgeye girmelerine rağmen ilmi gelişmeler neden çok geç bir dönemde (yaklaşık 150 yıl sonra) ortaya çıkmıştır? Bu sorunun cevaplanması için bölgede özellikle Emevîler döneminde takip edilen siyasetin üzerinde duruldu. Ömer b. Abdülaziz’in istisnai duruşu ve Nar b. Seyyar gibi bazı valilerin iyi muamelesinin genel gidişatı değiştirmediği, bölgede gayrı Arap unsurlara karşı şiddet içeren bir tavrın hâkim olduğu, özellikle Müslüman olmalarına rağmen gayrı Arap unsurlardan cizye alınmaya devam edilmesinin muhalif grupların oluşumunda önemli rol oynadığı ifade edildi. Emevi devlet adamlarının takip etmiş oldukları politikalar üzerinden sosyo-kültürel durum izah edildikten sonra Abbasî ihtilali ve bu Mâverâünnehir halkının bu ihtilalin gerçekleşmesindeki rolü üzerinde duruldu. Bölgede Emeviler döneminde var olan kargaşa ortamının Abbasiler döneminde zamanla yatışmaya başladığı ve halkın süreç içinde İslâmiyet’e olan ilgisinin geliştiğinden bahsedildi.

“Coğrafi Siyasi, İlmi ve Kültürel Açılardan Maveraünnehir Havzası” başlıklı seminer dizimiz, planlandığı üzere 2021 Bahar döneminde de okumalar ve değerlendirmelerle devam edecek, Maveraünnehir havzasının özellikle ilmî ve kültürel hususiyetleri üzerinde durulacaktır